evet yanlış okumadınız.
özgürlüğümün,kızımı babasıyla büyütebilmemin,yeniden çekirdek aile olabilmemin bedeli 200.000 tl.
bu parayı bulmam lazım.
herşeyimi veririm bunun için.10 yıl boşa çalışırım.aç olurum açıkta kalırım ama bulmak için herşeyi yaparım.ama bugün hangi bankayla konuştuysam herkes ağız birliği yapmışcasına hayır dedi.
bu kadar yüksek miktar verilemezmiş,verilsede maksimum 48 ay vadeli olurmuş.buda ortalama 6,5 milyara denk geliyor.
çıldırıcam,2 gecedir uyumuyorum.gündüzleride ağlıyorum..
danışacağım kimse yok.
aklıma sizler geldiniz.
ben nasıl,bir bankadan bu kadar kredi çekebilirim.
randevu alsam ,genel müdürleriyle konuşsam,halimi anlatsam.eşimin kızımın hallerini anlatsam.istedikleri herşeye imza atsam.burda aklıma gelen herkesle görüşcem.belediye başkanına çıkıcam.isterlerse kovsunlar..umrumda değil..
mümkünmü bu krediyi alabilmem ?
ne yapmalıyım.akıl verin,ümit verin nolur?
3 Ocak 2011 Pazartesi
17 Aralık 2010 Cuma
yeni gelişmeler öncesi..
elim gitmiyordu blogumu açmaya .bugün cesaretim geldi.
2 haftalık tatilin(daha doğrusu karmaşa,koşturmaca ve karar öncesi iç sıkıntısı hallerimin)sonuna geliyorum.pazar dönüş var.
aslında dönmemeyi planlıyordum.ama işler planladığım gibi gitmedi.okadar karmaşıkkki yapmaya çalıştığım işler.duyanlar gülüyor ve acıyor halime.henüz bir yardım eden bulamadım.açık sandığım yollar tıkandı.başka yollar açılmaya yüz tuttu.biraz ümitlendim.çokça ağladım.hayatın daha bir farkına vardım.
geçen zamanın.ömrün dediğin şeyin ne olduğunu anlamaya başladım sanırım..
ama depresif hallerimin sonuna geldim..
artık hareket zamanı.
ya şimdi ya hiç birzaman...
sosyal sorumluluk projelerini araştırıyorum..katılableceğim,faydalı olabileceğim projeler..varsa bildiğiniz duyduğunuz önermek istediğiniz çok sevinirim.
tarih okumaya başladım..daha çatalhöyükte takılıp kaldım ben..aman allahım ne kadar küçük bir dünyada yaşıyormuşum.herşeyden ilgisiz alakasız.tıpla kendini çevrelemiş.hiç okuyamazsanız.www.catalhoyuk.com'a bir göz atın olurmu.
kitap okuyorum ne zamandır ertelediğim kitaplarım vardı.onlara başladım eş zamanlı. aklımdayken mümin sekmanın ''kişisel ataleti yenmek'' kitabını okuyun lütfen.okuyamam vaktim yok demeyin.kısa ,bir çırpıda biten bir kitap.ama bitirdiğinizde iyiki okumuşum diceksiniz.
şimdilik böyle ..umarım sizlerde iyisinizdir.
2 haftalık tatilin(daha doğrusu karmaşa,koşturmaca ve karar öncesi iç sıkıntısı hallerimin)sonuna geliyorum.pazar dönüş var.
aslında dönmemeyi planlıyordum.ama işler planladığım gibi gitmedi.okadar karmaşıkkki yapmaya çalıştığım işler.duyanlar gülüyor ve acıyor halime.henüz bir yardım eden bulamadım.açık sandığım yollar tıkandı.başka yollar açılmaya yüz tuttu.biraz ümitlendim.çokça ağladım.hayatın daha bir farkına vardım.
geçen zamanın.ömrün dediğin şeyin ne olduğunu anlamaya başladım sanırım..
ama depresif hallerimin sonuna geldim..
artık hareket zamanı.
ya şimdi ya hiç birzaman...
sosyal sorumluluk projelerini araştırıyorum..katılableceğim,faydalı olabileceğim projeler..varsa bildiğiniz duyduğunuz önermek istediğiniz çok sevinirim.
tarih okumaya başladım..daha çatalhöyükte takılıp kaldım ben..aman allahım ne kadar küçük bir dünyada yaşıyormuşum.herşeyden ilgisiz alakasız.tıpla kendini çevrelemiş.hiç okuyamazsanız.www.catalhoyuk.com'a bir göz atın olurmu.
kitap okuyorum ne zamandır ertelediğim kitaplarım vardı.onlara başladım eş zamanlı. aklımdayken mümin sekmanın ''kişisel ataleti yenmek'' kitabını okuyun lütfen.okuyamam vaktim yok demeyin.kısa ,bir çırpıda biten bir kitap.ama bitirdiğinizde iyiki okumuşum diceksiniz.
şimdilik böyle ..umarım sizlerde iyisinizdir.
28 Kasım 2010 Pazar
ne iş yapıcam ben..
büyük kararlar arifesindeyim.
6 yıl fakülte
2,5 yıl zorunlu hizmet
4 yıl asistanlık
2 yıl zorunlu hizmet
sonuç:ben artık doktorluk yapmak istemiyorum..
bi kendidnizi düşünün kardiyologum ya öyle kalp hastası felan değil (allah korusun) olesine bir grip olduğunuzu.yada arkadaşlarınızı etrafınızdaki herkesin en azından grip olduğundaki gibi mızmız,sorunlu,ilgiye muhtaç olduğunu.hayatınızın 7x24bu kişilerlegeçtiğini.düşünsenize işe geliyosunuz ve kime sorarsanız sorun kimse iyiyim demiyor...
son döneme kadar enerji veriyodu bana hastalarım,tedavi sonrası onların gözündeki mutluluk,minnettarlıkları.ama artık ben çok sorguluyorum işimi,hayatımı.artık mutlu değilim işimden.
çook üzülüyorum buna.okadar uykusuz geçen gece,başarı,çaba,hırs,ego her şey bu kadarmıydı.
niye böyle düşünüyorum diyede üzülüyorum.
iki gecedir uyumuyorum.
tamam doktorluk yapmak istemiyorum.
peki ben ne iş yapıcamki?
kafam çok karışık..canım çok sıkkın.
6 yıl fakülte
2,5 yıl zorunlu hizmet
4 yıl asistanlık
2 yıl zorunlu hizmet
sonuç:ben artık doktorluk yapmak istemiyorum..
bi kendidnizi düşünün kardiyologum ya öyle kalp hastası felan değil (allah korusun) olesine bir grip olduğunuzu.yada arkadaşlarınızı etrafınızdaki herkesin en azından grip olduğundaki gibi mızmız,sorunlu,ilgiye muhtaç olduğunu.hayatınızın 7x24bu kişilerlegeçtiğini.düşünsenize işe geliyosunuz ve kime sorarsanız sorun kimse iyiyim demiyor...
son döneme kadar enerji veriyodu bana hastalarım,tedavi sonrası onların gözündeki mutluluk,minnettarlıkları.ama artık ben çok sorguluyorum işimi,hayatımı.artık mutlu değilim işimden.
çook üzülüyorum buna.okadar uykusuz geçen gece,başarı,çaba,hırs,ego her şey bu kadarmıydı.
niye böyle düşünüyorum diyede üzülüyorum.
iki gecedir uyumuyorum.
tamam doktorluk yapmak istemiyorum.
peki ben ne iş yapıcamki?
kafam çok karışık..canım çok sıkkın.
24 Kasım 2010 Çarşamba
hayat dediğin...
yoğun bakımda çalışırken hep bu düşünce kemirirdi içimi,hele bir hastamı kaybedip hasta yakınlarına ölüm haberini verip onu morga gönderdiğimde...
hayat dediğin nedirki..
al işte bitti gitti..o kadar yaşanmışlık,okadar yaşanmamışlık,okadar pişmanlıklar hepsi 1 saatlik kanter içinde kalış adrenalin atropin sonrasında alınamayan kalp atımıyla bitiyor işte..
bu konuda hiç profesyonel olamadım ve olmucamda.kaybettiğim her hasta sonrası hastayı yatağından alıp sedyeye koyarken dua ederim. odama giderim gözlerim dolar ağlarım.içim titrer..
2 yıldır çok komplike hastaların olmadığı bir hastanede çalışdığımdan bu düşüncelerimden uzaklaşmıştım(rüyama giren hastalarım haricinde)
dün arkadaşım aradı..aynı hastanedeyiz.15 yıllık arkadaşım.yatılı okuduk.abimdir kardeşimdir yeri gelince.sesi titriyodu..eşimin kardeşini kaybettik dedi 1-2 saat önce.sapa sağlamdı..39 yaşındaydı,göğsü ağrımış sağlık ocağına girmiş.kapısında düşüp kalmış dedi.daha yeni telefonla konuşmuştum nasıl olur diye soruyodu bana.anne babanın haberi yokmuş nasıl haber verelim diyodu..
bişe dedim,bişe diyemedim,ne dedim bilmiyorum aslında..
canınızı sıkmak moralinizi bozmak istemem ama paylaşmak istedim..
durun ve şöle derin bi nefes alın..
sevdiğinizin sevdiklerinizin yanına sokulun sarılın öpün.patronu,iş arkadaşınızı,eşinizin kaprisini,çocukların yaramazlığını,kredi kartı borcunuzu ne bilim başka ne derdiniz varsa bir kenara bırakın ve 1 dk durun şölee..
hayat işte buu..
hayat dediğin nedirki..
al işte bitti gitti..o kadar yaşanmışlık,okadar yaşanmamışlık,okadar pişmanlıklar hepsi 1 saatlik kanter içinde kalış adrenalin atropin sonrasında alınamayan kalp atımıyla bitiyor işte..
bu konuda hiç profesyonel olamadım ve olmucamda.kaybettiğim her hasta sonrası hastayı yatağından alıp sedyeye koyarken dua ederim. odama giderim gözlerim dolar ağlarım.içim titrer..
2 yıldır çok komplike hastaların olmadığı bir hastanede çalışdığımdan bu düşüncelerimden uzaklaşmıştım(rüyama giren hastalarım haricinde)
dün arkadaşım aradı..aynı hastanedeyiz.15 yıllık arkadaşım.yatılı okuduk.abimdir kardeşimdir yeri gelince.sesi titriyodu..eşimin kardeşini kaybettik dedi 1-2 saat önce.sapa sağlamdı..39 yaşındaydı,göğsü ağrımış sağlık ocağına girmiş.kapısında düşüp kalmış dedi.daha yeni telefonla konuşmuştum nasıl olur diye soruyodu bana.anne babanın haberi yokmuş nasıl haber verelim diyodu..
bişe dedim,bişe diyemedim,ne dedim bilmiyorum aslında..
canınızı sıkmak moralinizi bozmak istemem ama paylaşmak istedim..
durun ve şöle derin bi nefes alın..
sevdiğinizin sevdiklerinizin yanına sokulun sarılın öpün.patronu,iş arkadaşınızı,eşinizin kaprisini,çocukların yaramazlığını,kredi kartı borcunuzu ne bilim başka ne derdiniz varsa bir kenara bırakın ve 1 dk durun şölee..
hayat işte buu..
22 Kasım 2010 Pazartesi
biir sürü kampanya var:)
sevgili ''neşeli günler-nesekilıavuz.blogspot.com'' saolsun sayesinde haberdar oluyorum kampanyalardan:)
fırsat diyarı.comdan-fırsatdiyarı.blogspot.com'dan çok cicibir çaydanlık,
balpotusuilemoda.blogspot.com'dan tam aradığım bir ürün
özlemcacim.blogspot.com'dan hoş bir takım
missdominikastylebox.blogspot.comdan şeker makyaj malzemeleri gibi..
ne çok boyle aktiviteler var.şaşırdım valla.ama ilginç gelmedide deil hani:)
sizde bir bakının kesin bişiler bulursunuz..
fırsat diyarı.comdan-fırsatdiyarı.blogspot.com'dan çok cicibir çaydanlık,
balpotusuilemoda.blogspot.com'dan tam aradığım bir ürün
özlemcacim.blogspot.com'dan hoş bir takım
missdominikastylebox.blogspot.comdan şeker makyaj malzemeleri gibi..
ne çok boyle aktiviteler var.şaşırdım valla.ama ilginç gelmedide deil hani:)
sizde bir bakının kesin bişiler bulursunuz..
mim:mutlu ailelerin 100 sırrı
evett bende geçtim kütüphanemin önüne.gözümü kapadım ve işte gelen kitap:david niven'in mutlu ailelerin 100 sırrı kitabı oldu.
hey gidi günler heyyy kitabı ilk okuduğum zaman geldi aklıma :)
açtım 55nci sayfayı ve işte paylaştıklarım...
''
gereklilik ve istemek
Genellikle gereklilik ve istemek arasında büyük bir fark vardır.Sebze yemeniz gerekmektedir .Canınız pizza yemek ister.Gereklilik ve istemek arasındaki yarışta uzun vadede denellikle istemek kazanmasına karşın bu sizin için iyi olmayabilir.Aynı şey aile durumlarındada ortaya çıkar.Boş zamanlarınızı aile üyelerine destek vererek geçirmelisiniz ama siz önce kendinizi düşünmek istersiniz.Bu sorunu aşmanın yolu isteklerinizi sürekli olarak bastırmak değil ama yapmanız gereken konularda elde edeceğiniz mutluluğu arttırmaktır.Zaman içerisinde gerekli olanlarla istekler arasındaki dengeyi arttırarak yaşamınızda daha fazla mutlu olabilirsiniz''
hey gidi günler heyyy kitabı ilk okuduğum zaman geldi aklıma :)
açtım 55nci sayfayı ve işte paylaştıklarım...
''
gereklilik ve istemek
Genellikle gereklilik ve istemek arasında büyük bir fark vardır.Sebze yemeniz gerekmektedir .Canınız pizza yemek ister.Gereklilik ve istemek arasındaki yarışta uzun vadede denellikle istemek kazanmasına karşın bu sizin için iyi olmayabilir.Aynı şey aile durumlarındada ortaya çıkar.Boş zamanlarınızı aile üyelerine destek vererek geçirmelisiniz ama siz önce kendinizi düşünmek istersiniz.Bu sorunu aşmanın yolu isteklerinizi sürekli olarak bastırmak değil ama yapmanız gereken konularda elde edeceğiniz mutluluğu arttırmaktır.Zaman içerisinde gerekli olanlarla istekler arasındaki dengeyi arttırarak yaşamınızda daha fazla mutlu olabilirsiniz''
21 Kasım 2010 Pazar
notlar:
1.spora başlayalı 1 hafta oldu üstüne tatil:sonuç 15 günde 2 kilo artı giremediğim eski kot pantolonuma girme başarısı
2.evin parke seramik olayı çözüldü sırada oturma grubu dizaynı var.model belli ama yi fiyat nerde bulunur o sorun.
3.eski bir arkadaşı aramam lazım.işim düştü ama hep aklında olurda hep bahane bulursun ya.o yüzden hiç arayamamıştım.ama şimdi gerçekten aramam gerekiyor.2 gündür karın ağrısı çekiyorum buyüzden.
4.bu 9 gün izin alamadım çalıştım diyebilirim kısmen.ama kalan yıllık iznimi medeniyette kullanıcam aralık başında..
ve sıra handeciğimin miminde:
2.evin parke seramik olayı çözüldü sırada oturma grubu dizaynı var.model belli ama yi fiyat nerde bulunur o sorun.
3.eski bir arkadaşı aramam lazım.işim düştü ama hep aklında olurda hep bahane bulursun ya.o yüzden hiç arayamamıştım.ama şimdi gerçekten aramam gerekiyor.2 gündür karın ağrısı çekiyorum buyüzden.
4.bu 9 gün izin alamadım çalıştım diyebilirim kısmen.ama kalan yıllık iznimi medeniyette kullanıcam aralık başında..
ve sıra handeciğimin miminde:
5 Kasım 2010 Cuma
alem fm-nihat sırdar-protesto
bizim evde sabah ve akşam alem fm -nihat sırdarın programları dinlenir.
annenne ve dede nihat erzuruma gelince gösterisine gidecek kadar çok severler kendisini.benim uzun süre bişeyi dinleyip izleyememe huyumdan ötürü bole fanatikliklerim yoktu.ama bende alıştım .
hatta beni bırakın kuzuda alıştı..program müziği çıkınca radyoda kafa sallamaya başlıyo bizimki:)
bu sabah saat 8'de ankaralı turgut eşliğinde protesto vardı programda.protesto ettik istediğimiz herşeyi nasılmı ?:oynayarak.
kuzuyla karşılıklı oynadık...ohh iyi geldii..neleri protesto etmedimki..
bundan sonra her cuma yapalım dedi nihat sırdar..valla öneririm..acayip rahatlatıyor insanı:))
annenne ve dede nihat erzuruma gelince gösterisine gidecek kadar çok severler kendisini.benim uzun süre bişeyi dinleyip izleyememe huyumdan ötürü bole fanatikliklerim yoktu.ama bende alıştım .
hatta beni bırakın kuzuda alıştı..program müziği çıkınca radyoda kafa sallamaya başlıyo bizimki:)
bu sabah saat 8'de ankaralı turgut eşliğinde protesto vardı programda.protesto ettik istediğimiz herşeyi nasılmı ?:oynayarak.
kuzuyla karşılıklı oynadık...ohh iyi geldii..neleri protesto etmedimki..
bundan sonra her cuma yapalım dedi nihat sırdar..valla öneririm..acayip rahatlatıyor insanı:))
24 Ekim 2010 Pazar
dekorasyon çalışmaları

nezamanki işimi son ana bıraksam mutlaka ve mutlaka olece ''kalakalmışımdır''.
fakültede hangi sınava günügününe çalışmadıysam ''kalmış'',yola çıkarken plan yapmadıysam ortada ''kalmış'',alelacele bişiler hazırlayayım dediysem elime yüzüme bulaştırmışımdır:))
hani ole hep anlatılan şanslı kişilerden olamadım hiç.şölee şanslıydım işim rast gitti,böle cuk diye oturdu yemek,şöle denk geldi şuna rastladım bunla tanıştım gibi gibi.....
dekorasyonla feng shuiyle bi dönem içiçeydim.
ara bugün itibariyle bitmiştir ey blog.
bakalım neler çıkacak bu hevesten:)
hemen yarın ev alıyor olmasamda şimdiden hazırlanıp bugünün işini bikaç ay sonraya bırakmıcam:)
insan bir kez ev alıyor dimi ama yada en azından ben olee...
16 Ekim 2010 Cumartesi
şevval sam-sek

hatırlarmısınız bu albümü?
son sen asistanıyken çıkmıştı bu albüm.koşa koşa gidip almıştım.her sabah kalktığımda cd playerda bu albüm takılı olurdu.ben hazırlanana kadar ne kadar parça dineleyebilirsem dinlerdim.evden olee huzurlu çıkardım ki tarif edemem.
birkaç parçayı dinledim şimdi.
beyoğlunda kızkıza arkadaşlarla gittiğimiz(izmirden liseden kızlar)ocakbaşını.35lik isteyince şaşıran,susuz içtiğimizi görünce ağzı açık kalan garsonları.güzelim muahbbetleri,eskiyi yadetmeleri hatırladım...
dinlediysenizde dinlemediysenizde hadi bulun birkaç parçasını ve dinleyin..
hak vereceksiniz bana içiniz ferahlayacak,kafanız boşalacak eminim.
9 Ekim 2010 Cumartesi
kağıt kalemsiz çalışamayanlar!
bilgisayarım açık,arkadaş bir sürü literatür gönderdi.hepsini okumam ayıklamam,hangileri yapacağımız çalışmaya uygunsa onların full textine ulaşıp özetler çıkarmam gerekiyor..
bunları yaparken ders çalışmam gerekiyor..
tamam hepsini bi şekilde yaparım aama şuan çalışamıyorum..
peki niyemi?
çünkü ben kağıt, kalem,çıktı olmadan.kırmızı kalemle sağını solunu,altını üstünü çizmeden,yanına yönüne yıldız koymadan çalışamıyorum...
şimdi baktımki printerın kartuşu bitmiş...
üff ya ole bakıyorum dosyalara..ciddeen kafam almıyor.bu kadarmı teknoloji özürlü olur bir insan:)
yapcak bişe yok.
yarını beklicem..
şimdi elime bir kitap alayımda okuyayım barigüzel güzel,dokuna dokuna,çize çize..
bole sorunu olan varmı peki..ben tekmiyim yoksa?
bunları yaparken ders çalışmam gerekiyor..
tamam hepsini bi şekilde yaparım aama şuan çalışamıyorum..
peki niyemi?
çünkü ben kağıt, kalem,çıktı olmadan.kırmızı kalemle sağını solunu,altını üstünü çizmeden,yanına yönüne yıldız koymadan çalışamıyorum...
şimdi baktımki printerın kartuşu bitmiş...
üff ya ole bakıyorum dosyalara..ciddeen kafam almıyor.bu kadarmı teknoloji özürlü olur bir insan:)
yapcak bişe yok.
yarını beklicem..
şimdi elime bir kitap alayımda okuyayım barigüzel güzel,dokuna dokuna,çize çize..
bole sorunu olan varmı peki..ben tekmiyim yoksa?
2 Ekim 2010 Cumartesi
projem ve hayal kırıklığım:(
ptesi günü arkadaşla hasatanede oturup çok az ve çeşitsiz hasta baktığımızdan ve bu dağ başında köreldiğimizden bahsederken aklıma bir fikir geldi.
bi karavan içinde muayene masası ,ultrason cihazı,ekg,biyokimya cihazı olsun.
köylere hastaneye gelemeyen hastaların,hiç doktor yüzü görmemiş gebelerin,pratisyen hekime bile zor ulaşan ciddi kalp hastalığı olan hastaların yanına ulaşalım.hem onlara bir faydamız olur hem biz hasta bakmış oluruz hemde bukadar çokhasta bakarsak bilimsel olarakta yayın yapma hitimalimiz olur diye düşündük.
nasıl heyecanlandım anlatamam..
daha başhekimle görüşmeden kendimizi attık hastaneden.
biyerden duymuştum.AB'nin bu şekilde desteklediği projeler varmış diye.
tesadüfen gördüğüm bir binada ki valilik birimine gittik önce.
görevli uzmanın gözleri parladı projeyi duyunca ama başvuru tarihi haziran ayında bitmişti.bize gelecek sene için ok verdi ama biz gelecek seneye kadarvakit kaybetmek istemiyorduk.
bizi önce başkabir merkeze sonrada belediyeye yönlendirdiler.
bi öğrendikki öyle bir araç varmış 2 yıl önce hibe edilen.doktor olmadığından olece duruyomuş garajda.içinde yok yok olan.mükemmel dizyn edilmiş bir tır.
aman allahım nasıl olur süper felan derken kendimizi başkan yardımcısıyla konuşurken bulduk.
herkes çok mutluydu.biizim gibi idealist doktorlara çok ihtiyacı olduklarını vs sölediler.ki biz para vs talep etmiyorduk kesinlikle ve hafta sonu tatilinde gideecektik köylere...
10 günlük bir deneme dönemi için anlaşıp başka iki kuruma gittik ertesi gün bazı kitler hakkındakonuşmak için.son gittiğimiz kuruma ole umutlu girmişimki anlaşılan.şube müdürünün bize böyle bişe olamıyacağını anlayabilmem için 2 kere tekrar etmesi gerekti.kafamızdan nasıl bole bir proje hazırladığımızı gidiyomuş gibi nasıl kendimize göre plan yapabildiğimizi sordu.kurumumuzdanda halen izin almadığımızı soleyince bizi kibarca kovdu.yada kovmaktan beter etti..
ben saat 17:00de ismini vermek istemediğim bir müdürlüğün önünde olece kalakaldım.
deli oldum,sinir oldum,bürokrasiden ve siyasetten nefret ettim.
ve birkez daha bu ülkeden gitmek için herşeyi yapacağıma yemin ettim.
bi karavan içinde muayene masası ,ultrason cihazı,ekg,biyokimya cihazı olsun.
köylere hastaneye gelemeyen hastaların,hiç doktor yüzü görmemiş gebelerin,pratisyen hekime bile zor ulaşan ciddi kalp hastalığı olan hastaların yanına ulaşalım.hem onlara bir faydamız olur hem biz hasta bakmış oluruz hemde bukadar çokhasta bakarsak bilimsel olarakta yayın yapma hitimalimiz olur diye düşündük.
nasıl heyecanlandım anlatamam..
daha başhekimle görüşmeden kendimizi attık hastaneden.
biyerden duymuştum.AB'nin bu şekilde desteklediği projeler varmış diye.
tesadüfen gördüğüm bir binada ki valilik birimine gittik önce.
görevli uzmanın gözleri parladı projeyi duyunca ama başvuru tarihi haziran ayında bitmişti.bize gelecek sene için ok verdi ama biz gelecek seneye kadarvakit kaybetmek istemiyorduk.
bizi önce başkabir merkeze sonrada belediyeye yönlendirdiler.
bi öğrendikki öyle bir araç varmış 2 yıl önce hibe edilen.doktor olmadığından olece duruyomuş garajda.içinde yok yok olan.mükemmel dizyn edilmiş bir tır.
aman allahım nasıl olur süper felan derken kendimizi başkan yardımcısıyla konuşurken bulduk.
herkes çok mutluydu.biizim gibi idealist doktorlara çok ihtiyacı olduklarını vs sölediler.ki biz para vs talep etmiyorduk kesinlikle ve hafta sonu tatilinde gideecektik köylere...
10 günlük bir deneme dönemi için anlaşıp başka iki kuruma gittik ertesi gün bazı kitler hakkındakonuşmak için.son gittiğimiz kuruma ole umutlu girmişimki anlaşılan.şube müdürünün bize böyle bişe olamıyacağını anlayabilmem için 2 kere tekrar etmesi gerekti.kafamızdan nasıl bole bir proje hazırladığımızı gidiyomuş gibi nasıl kendimize göre plan yapabildiğimizi sordu.kurumumuzdanda halen izin almadığımızı soleyince bizi kibarca kovdu.yada kovmaktan beter etti..
ben saat 17:00de ismini vermek istemediğim bir müdürlüğün önünde olece kalakaldım.
deli oldum,sinir oldum,bürokrasiden ve siyasetten nefret ettim.
ve birkez daha bu ülkeden gitmek için herşeyi yapacağıma yemin ettim.
21 Eylül 2010 Salı
karar vermek verememek!!
hayatım şu anda a b c d ihtimalleriyle dolu.hemde küçük değil hayatımı tümden değiştirecek hepsi birbirinden kötü ihtimaller.
konuşmaya yazmaya mecalim yok.kafam dolu.moralim bozuk.ne yapacağımı bilmez haldeyim.tek başıma olsam neyse ama bir eşim ve herşeyden habersiz bir kuzucuğum var.
Allah'ım nolur yardım et.keşke 5 yıl sonrasını biran görebilsem.vereceğim kararın sonucunu görebilsem..
çıldırmak üzereyim.
dua edin benim için olurmu?
konuşmaya yazmaya mecalim yok.kafam dolu.moralim bozuk.ne yapacağımı bilmez haldeyim.tek başıma olsam neyse ama bir eşim ve herşeyden habersiz bir kuzucuğum var.
Allah'ım nolur yardım et.keşke 5 yıl sonrasını biran görebilsem.vereceğim kararın sonucunu görebilsem..
çıldırmak üzereyim.
dua edin benim için olurmu?
14 Eylül 2010 Salı
uzaktan eğitim-istanbul ünv.
hafta sonu öylesine internette dolaşırken bir baktımki aradığım sertifika programı istanbul üniversitesinde başlayacak.hemde uzaktan eğitim merkezinde hemde 5 günlük.
çıldırdım resmen.ve tabi bu kadar nasıl denk gelebilir ve nasıl ben tesadüfen buldum bu programı diye sevindirik oldum(google'a istanbul yazcağıma istanbsl yazmışım altta istanbul ünv çıkınca bi bakayım deyip enstitü yerine merkezlere girip vs vs tıklayıp bu programı buldum çünkü)
merkeze mail attım ama cevap alamadım.yarın hocalara mail atıcam bakalım şartlar nelermiş,ben katılabilirmiyim diye..
hastalıkların moleküler temeli konulu bir program.moleküler tıp ve genetiğe hayran birisi ve mesleki anlamda tek hayali genetik bir çalışma programında danışman olmak olan bir doktor olarak daha ne isterimki ben..
çıldırdım resmen.ve tabi bu kadar nasıl denk gelebilir ve nasıl ben tesadüfen buldum bu programı diye sevindirik oldum(google'a istanbul yazcağıma istanbsl yazmışım altta istanbul ünv çıkınca bi bakayım deyip enstitü yerine merkezlere girip vs vs tıklayıp bu programı buldum çünkü)
merkeze mail attım ama cevap alamadım.yarın hocalara mail atıcam bakalım şartlar nelermiş,ben katılabilirmiyim diye..
hastalıkların moleküler temeli konulu bir program.moleküler tıp ve genetiğe hayran birisi ve mesleki anlamda tek hayali genetik bir çalışma programında danışman olmak olan bir doktor olarak daha ne isterimki ben..
13 Eylül 2010 Pazartesi
ne yapıyorum ben?
ne yapıyorum ben yada neyi yanlış yapıyorum?
bugün itibariyle anladımki yöneticilik vasfım yok.tamam hasta doktor ilişkilerim en azından çevremden veya hastalardan duyduğum kadarıyla çok iyi.ama yönetmek zorunda olduğum personelle ilişkilerimi bir türlü düzene oturtamıyorum.ve buda canımı sıkıyor artık.
kliniğimde düzen istiyorum.plan program istiyorum.pozitiflik istiyorum.ben kendime adıma yapıyorum ama insanlardan hatalarını düzeltmelerini uygun birşekilde isteyemiyorumki hala aynı terslikler devam ediyor.ve bugün ilkkez sinirliyim.klinik şefi böyle yaparmı bilmiyorum ama şu anda kliniği protesto ediyorum.hayır klinik dediğimde 2 elin parmaklarını geçmiyoruz ama olsun işte.olmuyorr..tamam makina değiliz ama insanların kendi negatifliklerini ,depresyonlarını bu kadar işlerine yansıtmalarına anlam veremiyorum.ki bu kişiler sanılanın aksine erkekler.konuşuyorum.yardım almalarını sağlıorum.opsiyon veriyorum.ama yok.ve en sonunda olan oldu banada bulaştı bu sabah olumsuzluk.
şimdi sakinleşip derin bir nefes alıp kliniğe geçicem.sakinleşmek için bilgisayar başına oturdum. ilk defa hastanedeblogumu açtım.onunda ayrı vicdan azabı var üstümde şimdi..
önerisi olan varmı?
bugün itibariyle anladımki yöneticilik vasfım yok.tamam hasta doktor ilişkilerim en azından çevremden veya hastalardan duyduğum kadarıyla çok iyi.ama yönetmek zorunda olduğum personelle ilişkilerimi bir türlü düzene oturtamıyorum.ve buda canımı sıkıyor artık.
kliniğimde düzen istiyorum.plan program istiyorum.pozitiflik istiyorum.ben kendime adıma yapıyorum ama insanlardan hatalarını düzeltmelerini uygun birşekilde isteyemiyorumki hala aynı terslikler devam ediyor.ve bugün ilkkez sinirliyim.klinik şefi böyle yaparmı bilmiyorum ama şu anda kliniği protesto ediyorum.hayır klinik dediğimde 2 elin parmaklarını geçmiyoruz ama olsun işte.olmuyorr..tamam makina değiliz ama insanların kendi negatifliklerini ,depresyonlarını bu kadar işlerine yansıtmalarına anlam veremiyorum.ki bu kişiler sanılanın aksine erkekler.konuşuyorum.yardım almalarını sağlıorum.opsiyon veriyorum.ama yok.ve en sonunda olan oldu banada bulaştı bu sabah olumsuzluk.
şimdi sakinleşip derin bir nefes alıp kliniğe geçicem.sakinleşmek için bilgisayar başına oturdum. ilk defa hastanedeblogumu açtım.onunda ayrı vicdan azabı var üstümde şimdi..
önerisi olan varmı?
12 Eylül 2010 Pazar
bayram geldi hoş geldi!!
geldide geçti bile koskoca bir bayram.
uzman olmadan önce acaba hangi günü nöbetçiyim diye stresi basardı kaç gün önceden:))
geçen sene bayramda 2 aylık kolikli kuzuyla (ek olarak benim hala hafiften süren lohusa sendromumla)ankara yollarındaydım.
busenede bu dağ başındayım ama eşim kardeşim gelebildiler.annem babam yanımda .kuzucum kucağımdaydı.itiraf deyim oyle güllük gülistanlık geçmedi.tartışmalı,birazda sıkıntılıydı hatta ama insanoğlu işte unutmaya meyilliyiz yoksa nasıl yaşarız.
yarın işbaşı,ingilizce ve almancaya devam.alışmamışım ya tatile.çalışasım var .şimdi biyandan ingilizce diyaloglar dinliyorum.
gözüm ntvde maçı bekliyorum.
yeni bir kitaba başladım.biraz ilerleyeyim yorumları yazarım buradan.
herkese mutlu haftalar diliyorum.bakalım neler olacak bu hafta?
uzman olmadan önce acaba hangi günü nöbetçiyim diye stresi basardı kaç gün önceden:))
geçen sene bayramda 2 aylık kolikli kuzuyla (ek olarak benim hala hafiften süren lohusa sendromumla)ankara yollarındaydım.
busenede bu dağ başındayım ama eşim kardeşim gelebildiler.annem babam yanımda .kuzucum kucağımdaydı.itiraf deyim oyle güllük gülistanlık geçmedi.tartışmalı,birazda sıkıntılıydı hatta ama insanoğlu işte unutmaya meyilliyiz yoksa nasıl yaşarız.
yarın işbaşı,ingilizce ve almancaya devam.alışmamışım ya tatile.çalışasım var .şimdi biyandan ingilizce diyaloglar dinliyorum.
gözüm ntvde maçı bekliyorum.
yeni bir kitaba başladım.biraz ilerleyeyim yorumları yazarım buradan.
herkese mutlu haftalar diliyorum.bakalım neler olacak bu hafta?
11 Ağustos 2010 Çarşamba
evim evim güzel evim..
sıcağı sevmiyoruz kuzuyla.
3 gün ayvalığa zor dayanabildik kendimizi attık serin diye tahmin ettiğimiz bir yere .ama orasıda sıcaaak sıcaak.ayrıca hiç rahat değilimm.insanların anlaşamadığı kişilerle aynı yerde olması ve bişe diyememesi nekadar zorr..hatta sinir bozucu..insanların iyi kötü nasıl olursa olsun.kendi evi gibisi yok:)
tamam kocişten ayrıyız ama en azından 15 günde bir geliyor.kuzunun düzeni bozulmamış oluyor.huyu değişmemiş oluyor. benim kafam rahat oluyor.
zaten ders çalışmam gerekiyordu.hiç gelmek istemiyordum tatile..eylül ekim en iyi zamanlar olacaktı.ama annenne ile dede çok sıkıldı.onların hatrına geldim.ama tatil bana gelmedi.okadar yoruldumki çocukla.iyice bana düştü sürekli emmek istiyor.geceleri uyumuyor.saat başı kalkıyor. sürekli ayakta sallıyorum.tabi önce emzirdikten sonra .tek iyi yanı kilo verdim:))
bakalım daha 10 gün var iznin bitmesine.hadi hayırlısıııı:))
sevgiler kocamann herkese..
3 gün ayvalığa zor dayanabildik kendimizi attık serin diye tahmin ettiğimiz bir yere .ama orasıda sıcaaak sıcaak.ayrıca hiç rahat değilimm.insanların anlaşamadığı kişilerle aynı yerde olması ve bişe diyememesi nekadar zorr..hatta sinir bozucu..insanların iyi kötü nasıl olursa olsun.kendi evi gibisi yok:)
tamam kocişten ayrıyız ama en azından 15 günde bir geliyor.kuzunun düzeni bozulmamış oluyor.huyu değişmemiş oluyor. benim kafam rahat oluyor.
zaten ders çalışmam gerekiyordu.hiç gelmek istemiyordum tatile..eylül ekim en iyi zamanlar olacaktı.ama annenne ile dede çok sıkıldı.onların hatrına geldim.ama tatil bana gelmedi.okadar yoruldumki çocukla.iyice bana düştü sürekli emmek istiyor.geceleri uyumuyor.saat başı kalkıyor. sürekli ayakta sallıyorum.tabi önce emzirdikten sonra .tek iyi yanı kilo verdim:))
bakalım daha 10 gün var iznin bitmesine.hadi hayırlısıııı:))
sevgiler kocamann herkese..
9 Ağustos 2010 Pazartesi
çook teşekkürler...
aslında yorum olarak yazdım ama sonra işkillendim.kayıt olarakda bulunsun istedimm:
''arkadaşlar hepinize teker teker çok teşekkür ediyorum önerileriniz ve zahmet edip benimle paylaştığınız için.
muhteşem ülkemin muhteşem altyapısız teknolojileri yüzünden(internet arızası,modem arızası,karşımda muhattap olarak bulduğum ciddiyetsiz insanlar derken tatil) internete çok kısıtlı girebildim. şuandada kızımla yalnız olduğum içinve uyanmasına ramak kaldığından ayrı ayrı cevap yazamıyorum.bu yüzden özür diliyorum hepinizden.
tüm önerileri not ettim ve hemen hepsinide denedim.valla insan zorda kalınca neler neler içiyomuş dimi?benki nane limona bile burun kıvırırdım:))
daha iyiyim bikaç gündür.oldukça azaldı öksürük.kuru öksürüğe birebir olan bişeyde buhar banyosu.gerçekten bakın.hani hatırlarsınız belki çocukken tencerede suyu kaynatıp üstüne battaniye örtüp içine girerdik.yada enazından bizim evde oyle olurdu.nefret ederdim ama iyi gelirdi hep.bu sefer oyle yapmadım.daha insancıl:))birşekilde çözüm yolu buldum.banyoyu buhara boğup en az 45dk içeride kalıyosunuz.ve çıktığınızda boğazınız daha rahatlamış oluyor..bi deneyin derim..
herkese sağlıklı günler diliyorum..
sevgiler...''
''arkadaşlar hepinize teker teker çok teşekkür ediyorum önerileriniz ve zahmet edip benimle paylaştığınız için.
muhteşem ülkemin muhteşem altyapısız teknolojileri yüzünden(internet arızası,modem arızası,karşımda muhattap olarak bulduğum ciddiyetsiz insanlar derken tatil) internete çok kısıtlı girebildim. şuandada kızımla yalnız olduğum içinve uyanmasına ramak kaldığından ayrı ayrı cevap yazamıyorum.bu yüzden özür diliyorum hepinizden.
tüm önerileri not ettim ve hemen hepsinide denedim.valla insan zorda kalınca neler neler içiyomuş dimi?benki nane limona bile burun kıvırırdım:))
daha iyiyim bikaç gündür.oldukça azaldı öksürük.kuru öksürüğe birebir olan bişeyde buhar banyosu.gerçekten bakın.hani hatırlarsınız belki çocukken tencerede suyu kaynatıp üstüne battaniye örtüp içine girerdik.yada enazından bizim evde oyle olurdu.nefret ederdim ama iyi gelirdi hep.bu sefer oyle yapmadım.daha insancıl:))birşekilde çözüm yolu buldum.banyoyu buhara boğup en az 45dk içeride kalıyosunuz.ve çıktığınızda boğazınız daha rahatlamış oluyor..bi deneyin derim..
herkese sağlıklı günler diliyorum..
sevgiler...''
24 Temmuz 2010 Cumartesi
öksürük kesmek için ilaç dışında ne kullanıyorsunuz?
geçen hafta kursta sınıf havalansın diye pencereleri açtık.
sadece 15 dk.
sonra ben işkilllendim ve sınıfta okadar kişi rahatsız olmuyoken, ceryanda!! kalıyorum hasta olurum diye insanların cıkcıkları arasında kapattım pencereyi.
ama başladı o gün boğazım gıcıklanmaya.
2gün sonra akut farenjitim.ve 3 gündür de başka bir reaksiyona bağlı olarak aralıksız öksürüyorum..
ilaçta alamıyorum emziriyorum diye.nane limon kekik bal tarzı geleneksel şeylerle idare ediyorum.ama çok sıkıntılı.gece emzirirken başlıyorum öksürmeye .sonra kızım uyanıyor tabi.hadii baştan başla uyutmaya.gece pat pat öksürmeler.salonda yatıyorum kaçgündür.bulaşmasın miniğe diye.
okadar dikkat ediyorum gene beni buldu demek istemiyorum ama ole olmamışmı amaaa..
ne kullansam başka önerisi olan ,deneyip fayda gören varmı acaba?
teşekkürler şimdiden..
sadece 15 dk.
sonra ben işkilllendim ve sınıfta okadar kişi rahatsız olmuyoken, ceryanda!! kalıyorum hasta olurum diye insanların cıkcıkları arasında kapattım pencereyi.
ama başladı o gün boğazım gıcıklanmaya.
2gün sonra akut farenjitim.ve 3 gündür de başka bir reaksiyona bağlı olarak aralıksız öksürüyorum..
ilaçta alamıyorum emziriyorum diye.nane limon kekik bal tarzı geleneksel şeylerle idare ediyorum.ama çok sıkıntılı.gece emzirirken başlıyorum öksürmeye .sonra kızım uyanıyor tabi.hadii baştan başla uyutmaya.gece pat pat öksürmeler.salonda yatıyorum kaçgündür.bulaşmasın miniğe diye.
okadar dikkat ediyorum gene beni buldu demek istemiyorum ama ole olmamışmı amaaa..
ne kullansam başka önerisi olan ,deneyip fayda gören varmı acaba?
teşekkürler şimdiden..
16 Temmuz 2010 Cuma
diyetmiii oda ne?
yıl 1995 fakulteye giriş kilo:45
2001 fakulteden mezuniyet kilo:49
2008 hamilelik öncesi kilo:50
2009 doğumun hemen öncesi kilo:70
2010 kuzu 1 yaşında kilo:57
sinirlerim çok bozuldu ama..tamam hamilelik öncesi kotlarımı giyiyorum ama göbek fırlıyor,basen löp diye oturuyor:))
1 yıldır '' aaa acıktım canım '' diyip gecenin 10da çeyrek tost üstüne bi dolu meyve üstüne meyve suyu yiyip cukkadanak yatmışlığım var her gün amaaaa...napimm acıkıyodumm yada ben oyle hissediyordumm..ama artık buna bir son veriyorum.
benki hamilelik öncesi tek giyebileceğim pantolonları mangoda bulabilen 34 bedenlerini denemeden alan biriydimmm...
hey gidi heyy..
amaa evren sana diyoruuum.huuu.artık pozitif enerjimi ne istiyosan ondan yayıyorumm.:))ben şişman değilim ve şu can simidi bölgeyi vermeyen ne olsun bak görr!!!
demedi deme sonraaaaa....
2001 fakulteden mezuniyet kilo:49
2008 hamilelik öncesi kilo:50
2009 doğumun hemen öncesi kilo:70
2010 kuzu 1 yaşında kilo:57
sinirlerim çok bozuldu ama..tamam hamilelik öncesi kotlarımı giyiyorum ama göbek fırlıyor,basen löp diye oturuyor:))
1 yıldır '' aaa acıktım canım '' diyip gecenin 10da çeyrek tost üstüne bi dolu meyve üstüne meyve suyu yiyip cukkadanak yatmışlığım var her gün amaaaa...napimm acıkıyodumm yada ben oyle hissediyordumm..ama artık buna bir son veriyorum.
benki hamilelik öncesi tek giyebileceğim pantolonları mangoda bulabilen 34 bedenlerini denemeden alan biriydimmm...
hey gidi heyy..
amaa evren sana diyoruuum.huuu.artık pozitif enerjimi ne istiyosan ondan yayıyorumm.:))ben şişman değilim ve şu can simidi bölgeyi vermeyen ne olsun bak görr!!!
demedi deme sonraaaaa....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)